Bizler suçlu değiliz Donald Trump! Bizler göçmeniz, uluslararası işçileriz!


03:19 24.10.2018

"Bizler suçlu değiliz Donald Trump! Terörist değiliz! Taşıdığımız tek silah, ileriye doğru hareket etme ve hayatımızı koruma arzumuzdur. Bizler göçmeniz, suçlu değiliz! Bizler uluslararası işçileriz!”

ABD’ye ulaşmayı hayal eden Guatemala, El Salvador ve Honduras’tan göçmenlerin oluşturduğu topluluğa bu sırada katılanlar böyle bağırıyordu.

İtalya/Şarkul Avsat

Dünyanın güneyinden, Afrika ve Ortadoğu’dan kuzeye, Avrupa’nın güvenli sahillerine, özellikle de “erdemli şehir” olarak anılan Riace beldesine ulaşmak isteyen göçmenler de bunu hayal ediyor.

İki durumda da insanlar, birinci dünya devletlerindeki daha iyi bir yaşam hayaliyle üçüncü dünya ülkelerindeki yoksulluktan kaçıyorlar.

Geceyi Meksika’nın güney doğusundaki Tapachula kentinin parklarında ve meydanlarında geçiren göçmenler adına konuşan Dennis Omar Contreras; Trump’ın suçlu ve kanun kaçağı olduları yönündeki suçlamalarını reddetti.

Perşembe günü ABD Başkanı, “göçmenlerin saldırısı” olarak adlandırdığı bu hareketi durdurmak adına ülkesinin güney sınırını kapatmaları için askeri güçler göndereceği tehdidinde bulunmuştu.

Demokratlar, Trump’ın yardımlar konusundaki yorumlarını eleştirerek Başkan’ın, Kongre tarafından Orta Amerika ülkelerine tahsis edilen yardımları kesmek gibi bir yasal yetkisi olmadığını savunuyor.

Göç yatırımlar ile durdurulabilir

Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Dairesi’nde görev yapan ve Demokrat Parti’nin önde gelen isimlerinden Eliot Engel: “Başkan Trump’ın Latin Amerika’ya yönelik politikaları durumu sadece daha da kötüleştiriyor” uyarısında bulundu. Göçün nedeninin suç ve yoksulluk olduğunu, bu ülkelere yatırım yapmanın yasadışı göçmen akınını durdurmakta daha etkili olacağını da sözlerine ekledi.

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in Sözcüsü Farhan Hak, konvoydaki göçmenlerin insani haklarını ve onurlarını korumak için ülkeleri, Uluslararası Göç Örgütü ile BM Mülteciler Yüksek Komiserliği ile çalışmaya teşvik ettiğini belirtti. Şarku’l avsat’ın edindiği bilgilere göre Birçoğunun yasal olmayan bir şekilde Guatemala sınırınındaki Ciudad Hidalgo kentine ulaşan göçmenler, pazar günü Tapachula kentine ulaştılar.

Altüst olan hayatlar

Yaklaşık 10 yıl önce İtalya’ya göç eden 36 yaşındaki Ganalı Daniel, o zamanlar ütopyalardaki erdemli şehre ulaştığını düşünmüş. Riace İtalya’nın güneyindeki Cosenza iline bağlı bir sahil beldesi.

Basına konuşan Daniel: “Birisi bana, seni Riace’ye götüreceğim. Bu kentin harika bir belediye başkanı var ve halkı çok misafirperver. Riace muhteşem bir yer dedi. Buraya geldiğimde gerçekten de böyle olduğunu gördüm” diyor.

‘Riace rüyası’ kabusa dönüşüyor

Bu on yıl içerisinde Daniel bir ev ve iş sahibi olmuş. Eşiyle birlikte iki tane çocuğu var ve aile üyeleri yerli topluma entegre olabilmiş. Hatta İtalya’nın güneyinde yer alan Calabria bölgesinin yerli lehçesini bile öğrenmişler. Ama şimdi bu durum değişti.

“Riace rüyası” idealini benimseyen ve uzun süredir kentin Belediye Başkanlığını yapan Domenico “Memo” Lucano’nun zor zamanlar yaşamasından beri Daniel, belirsiz bir gelecek ile karşı karşıya kalan 200 göçmenden biri haline geldi.

Son iki haftada Lucano, ev hapsinde tutuldu, görevinden alındı ve İçişleri Bakanlığı; hükümetin finanse ettiği kentin göçmenleri karşılama projesini durdurdu.

16 Ekim’de hükümet, Belediye Başkanı’nı ev hapsinde tutan kararı bozdu ama kendisine Riace’den taşınma emri verdi. Göç ve kamu ihaleleri yasalarını ihlal ettiği suçlamasıyla hakkında açılan soruştuma ise devam ediyor.

Belediye Başkanı’nın yardımcısı Giuseppe Gervasi bu icraatları “uygunsuz” olarak niteleyerek: “Durum aynı bir bakkala gidip çikolata çalmaya ve bu nedenle ömür boyu hapse mahkum olmaya benziyor” dedi.

60 yaşındaki Lucano, neredeyse terk edilmiş olan Riace’de göçmenlerin yaşamasına izin verdiği için uluslararası alanda övgü almıştı. Eski sahiplerinin terk ettiği evlere yüzlerce göçmeni yerleştirerek ve onlara yerel el sanatlarını öğreterek kenti yeniden canlandırdı.

İki yıl önce Lucano’nun adı, ABD’li Fortune Dergisi’nin “En büyük dünya liderleri” listesinde yer almıştı. Yine Alman film yapımcısı Wim Wenders ile Barcelona Belediye Başkanı Ada Colau onun hayranları arasındaydı. Alman turist Reinhold Kohnrich, Lucano’nun ünlü olmayan başka bir hayranı. Göçmen dostu kent kavramına verdiği desteği göstermek için Kohrich, ailesi ile birlikte üç kez Riace’yi ziyaret etmiş.

Kentin cafelerinden birinde eşi, kızı ve Türkçe, kuzey Ukraynaca ve Arapça dillerini bilen çevirmen arkadaşı ile otururken basına konuşan Konrich: “Riace’nin tüm dünya için bir rol model olduğuna inanıyorum” diyor.

Lucano’nun yönetiminde kent, yeniden canlandı. Göçmenlerin gelişi yerli mağaza sahiplerinin işine yaradı. Göçmenleri karşılama planları çerçevesinde yeni iş fırsatları yaratıldı. Diğer yandan bir cafe işletmek için kente dönen eski göçmen Alessio Volco: “Bunun herkese faydası oldu. Hem göçmenlere hem de yerli halka” diyor. Öğretmen ve eski bir futbol antrenörü olan Locano, bu alanda çalışmaya gönüllü olarak başlamış. 2008 yılında Riace yakınlarındaki bir bölgeye ulaşan bir Kürt grubunun karşılanmasına ve yerleştirimesine yardım etmiş. Ardından 2004’te belediye başkanı olmuş. Lucano, kentin duvarlarını mafya çetelerine karşı olan ve devrimcileri öven duvar resimleriyle süslemiş. Aynı şekilde Che Guevara, Gandhi ve Martin Luther King’in fotoğraflarının bulunduğu yerli bir para birimi de bastırmış.

Lucano’nun yönetimini “kaotik” olmakla suçlayan İçişleri Bakanlığı, hükümet tarafından finanse edilen Riace’nin göçmen karşılama projesini durdurdu. Riace göçmenleri ise Lucano’yu bir “kardeş” olarak niteliyorlar. Ama mafya çeteleri ve ekonomik durgunluktan muzdarip Calabria bölgesinde hükümet desteği olmadan çalışabilmeleri için önlerinde çok az fırsat bulunuyor.