Sur mağdurları: Malımızı gasp ediyorlar


02:54 09.05.2020

Sur mağdurları: Malımızı gasp ediyorlar

Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü ile Sur mağduru mülk sahipleri arasında yapılan sözleşmenin tek taraflı fesh edilmesi protesto edildi. Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü önünde protesto eylemine çok sayıda Sur mağduru katılırken, güvenlik güçleri ise kitleye sosyal mesafe uyarısında bulundu.

08 Mayıs 2020 Cuma 15:33
Loading video

Sur mağdurları Diyarbakır Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü önünde protesto eylemi yaptı.

Diyarbakır’ın tarihi Sur İlçesi’nin yıkılan 6 mahallesinde Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü ile mülk sahipleri arasında yapılan sözleşme üç yıl sonra tek taraflı feshedildi.

Sur’da ev için Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü ile sözleşme yapan Sur mağdurları ise Sur’daki evlerinin zenginlere peşkeş çekildiğini iddia ederek tepki gösterdi. Diyarbakır Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü önünde toplanan Sur mağdurları Sur’da hakları olan evlerinden vazgeçmeyeceklerini belirterek, sözleşmelerinin tek taraflı yok sayılmasına izin vermeyeceklerini dile getirdiler.

Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü önünde toplanan Sur mağdurlarından bir heyet İl Müdürlüğüne giderek, yetkililerle görüştü. Bu sırada dışarıda bekleyen çok sayıda Sur mağduru tepkilerini dile getirdi. Çevre Şehircilik il binası önünde yoğun güvenlik önlemi alan güvenlik güçleri, kitleye sık sık sosyal mesafe uyarısında bulundu. İkazlara uymayanlar hakkında cezai işlem yapılacağı belirtilirken, Sur mağdurlarının maske taktığı ancak sosyal mesafe kuralını sık sık çiğnediği gözlendi.

Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü yetkilileri ile görüşmelerinin ardından kitleye bilgilendirmede bulunan heyet daha sonra açıklama yaptı.

‘Zenginlere satıyorlar, rant var’

Heyet adına konuşan Sur mağdurlarından Hasırlı Mahallesi sakini Mehmet Kaya, “Biz Cumhurbaşkanımıza sesleniyoruz, geldi Ulu Cami önünde bize söz verdi. Şuanda Çevre Şehircilik Müdür Yardımcısı bizim malımızı Ankara size vermiyor diyor. Biz inanmıyoruz; Ankara bizim malımızı ne yapacak? Ona buna peşkeş çekiyorlar. Zenginlere satıyorlar, rant var. Reis duy sesimizi, Külliye duy sesimizi. Biz Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarıyız. Gelin Allah için müfettiş gönderiyorsanız, ne gönderiyorsanız gönderin. Şuanda Çevre Şehircilik Müdür Yardımcısı diyor ki, ‘sizin tapulu olan yerlerinizi başka yerde size vereceğiz, onları başkalarına satacağız, çok pahalıya yapmışız’. Biz bunu kabul etmiyoruz. Tapularımız var, Türkiye Cumhuriyeti’nin verdiği tapulardır. Biz tapularımızı, yerlerini istiyoruz. Eğer Türkiye Cumhuriyeti kendi vatandaşlarının mallarını gasp ediyorsa buyursun etsin. Karakol yapıyorsa, hastane yapıyorsa, sağlık ocağı yapıyorsa, ammeye hizmet yapıyorsa Sur halkının malı onlara kurban olsun. Başkalarına satıyorlar, dükkan yapıp satıyorlar. Devlet için bir şey yapıyorlarsa, Sur halkı olarak mallarımız onlara helali hoş olsun. Ama hepsini zenginlere, Diyarbakır’ın ileri gelen adamlarına -Çevre Şehirciliğin 3 tane avukatı, biz öyle duyduk- peşkeş çekiyor bizim mallarımızı. Bizim mallarımızı kimse bizden alamaz. Tapularımız vardır. Cumhurbaşkanına sesleniyorum, Külliyeye sesleniyorum, müfettişlere sesleniyorum, duyun sesimizi artık. Allah içindir, Allah içindir, Allah içindir” diye belirtti.

Sur mağdurları, sözleşme iptaline tepki göstererek Sur’daki ev haklarından vazgeçmeyeceklerini dile getirdiler.

‘Niye yerimizi başkasına satıyorlar?’

Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü ile imzaladıkları anlaşmanın tek taraflı feshedilmesine tepki gösteren bir Sur mağduru şunları ifade etti: “Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ile anlaşmamız şuydu; bizi çağırdılar, dediler ki, evinizi Sur’da mı istiyorsunuz, TOKİ’de Üçkuyular’da mı? Biz dedik ki, Sur’da istiyoruz. Biz anlaşma yaptık, imzaladık. Onlar şimdi niye feshettiler, niye bozdular? Niye bizi bu mübarek Ramazan ayında buraya çağırdılar? Biz sesimizi Cumhurbaşkanına duyurmak istiyoruz. Lütfen bunu yapmasınlar.  Biz mağduruz, geçimimizi sağlayamıyoruz. Başbakan buraya geldiğinde dedi ki, hiçbir vatandaşımızın arzusunu, isteğini, talebini geri çevirmeyeceğim. Nerede istese ben orada evini vereceğim. Bunlar şimdi niye böyle yapıyorlar. Bir de bu hastalık başımıza gelmiş. Bu nedir Allah aşkına. Niye yerimizi başkasına satıyorlar?  Bize 30 ay 30 milyar vermişler, şimdi onun hesabını yapıyorlar. Biz o parayla geçimimizi bile sağlayamamışız, o parayı yemişiz. Kiraya vermişiz, kirada oturuyoruz. Evimizde ne bir kap kacak, ne bir yatak ne bir döşek ne bir yastık ne bir dolap ne bir çamaşır makinesi hiçbir şey getirmemişiz. Bunların hepsi Sur’da gitti. Biz mağduruz. Bu insanların hali durumu ne olacak? Yetkililere sesleniyoruz. ”

‘Ankara’daki devleti istiyorum’

Adalet istediğini belirten Sur mağduru bir vatandaş ise Ankara’daki yetkililere seslenerek, “Şimdi sesimiz Cumhurbaşkanına gidiyor mu gitmiyor mu? Duyan duymayana söylesin, burada bir haksızlık var. Burada diyorlar ki, kamulaştırma var. Sen benim evime yol yapmamışsın, hastane yapmamışsın. Benim evime herhangi bir devlet kurumu kurmamışsın. Benim evime ne hakla diyorsun ki, burası kamu alanı? Kamu alanıysa bana satmadığını niye diğer iş adamlarına satıyorsun? Ben buradan Ankara’ya sesleniyorum; Ankara’daki devletse Diyarbakır’daki hangi devlet? Ben buradaki devleti tanımıyorum, Ankara’daki devleti istiyorum. Adalet istiyorum. Başka da bir şey demiyorum” ifadelerini kullandı.

‘Biz hakkımızı istiyoruz’

Kira yardımlarını da bir süredir alamadıklarını ifade eden bir başka Sur mağduru ise şöyle konuştu: “5 yıldır mağduruz. Protol imzaladık, ‘Ev isteyene evini vereceğiz, TOKİ’de ev isteyene ce ev vereceğiz, istemeyene de para verceğiz’ dediler. Biz söyledik evimizi istiyoruz ve protokol imzaladık. Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü de sözleşmeyi bozup bize ‘Evlerinizi vermeyceğiz’ diyor. Başka kişilere evimizi peşkeş çekiyorlar. Kira bedeli vereceğiz dediler,  2 yıldır onu da vermiyorlar. Amaçları evimizi başkalarına vermek. Biz hakkımızı istiyoruz. Mağduruz ve perşan olduk. Hepimiz kiradayız ve kiramızı ödeyemiyoruz. Bu yapılanlar zülüm.”

 ‘TOKİ’de ev verceklerini söylüyorlar asla kabul etmiyorum’

Sur’daki evinin yerine Sur’da ev isteyenbir diğer vatandaş ise şöyle seslendi: “Sesim dünya aleme gitsin. Burunları yansın. Evimizi elimizden aldılar. Benim evim 3 katlıydı, Allahtan korkmuyorlar, sabahtan akşama kadar namaz kıldıklarını söylüyorlar. Nerde iman, nerde vicdan. Bana TOKİ’de ev verceklerini söylüyorlar asla kabul etmiyorum. 3 katlı evimin yerine 1 kat veriyor. Başka sefer devlet diyor ‘Ben milletiminin hizmetindeyim’ nerde, görmüyoruz. Evimi bana versinler. Evimizle birlikte eşyalarımızı yakıp bizi sokağa atılar.”

 

KAYNAK: TİGRİS