CİNSİYETÇİLİK IRKÇILIK MÜLTECİ DÜŞMANLIĞI KARDEŞTİR


05:16 14.08.2021

BASINA  VE  KAMUOYUNA

 

Son günlerde ülkemizde mülteciler, sığınmacılar ve mülteci kadınlar üzerinden kullanılan ırkçı, milliyetçi, cinsiyetçi dilin ve ardından gerçekleşen saldırıların gittikçe artmakta olduğunu görmekteyiz. Biz göç, mülteci ve mülteci kadınlar alanında, hak temelli savunuculuk ve çalışma yapan kadınlar olarak bundan oldukça endişe duymaktayız. Kendisine sözde çağdaş, medeni ve demokrat diyen insanların,  özellikle de erkeklerin ve erkek iktidarın; gerici, ırkçı kişi ve siyasi temsilcilerden pek de farkı kalmamıştır. Bu kişilerden kimi belediye başkanı, kimi milletvekili kimi siyasi figürdür. Medyanın ise buradaki rolünü ve başka olayların önünü almayarak aksine gerilimi artıran tavrını ise, üzülerek ve hayretle izliyoruz. Bunun en son örneğini iki gün önce Altındağ’da yaşadık. Tüm bu nefret davranışlarının temelinde kamuoyunda yaşanan paylaşımların dilinin hakim olduğu faşist atmosfer daha da derinleşebilir. Bu nefret dili ve ırkçı saldırılar Suriyeli aileleri mültecileri en çokta kadın ve çocukları tehdit etmektedir. Kamuoyuna ve basına yansıyan kadınların yaşadıkları dehşet anlarını ifade eden görüntülerin, nefret ve ırkçılığın yol açtığı linç girişimlerin önüne geçmek biz kadınların ve sivil toplum örgütlerinin görevidir.

 

CHP Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan'ın, insanlık için ücretsiz olması gereken su politikasının,  mültecilere 10 katı satılması gerektiğini söylerkenki; insan hakları ve mülteci hakları açısından kabul edilemez beyanlarına karşı toplumumuzun ve toplumu yönetenlerin duyarsız, tepkisiz ve onaylayan bir tavır alması değil aksine bu beyanların toplumu ve yönetenleri rahatsız etmesi gerekir.

 

İyi parti Çorum Sungurlu İlçe Belediye Başkanı Abdulkadir Şahiner'in, namus meselesine kadar getirdiği ve mülteci düşmanı  sözler,  savaştan kaçan insanları, topraklarını bırakmak zorunda kalmalarını insani ve evrensel insan hakları temelinde görmemesi mültecileri;  milliyetçi kişi ve güruhlar  önünde savunmasız bırakacaktır.

 

Göç İzleme Derneği  Mor İzleme Kadın Komisyonu olarak,  mülteci meselesi ve mülteci kadınlara cinsiyetçi yaklaşım ve yönelimler hakkında daha önce yaptığımız açıklamaları yineleyerek, 21. yüzyılın ve dünyanın meselesi haline gelmiş, düzenli ve düzensiz göçlerin, mülteciliğin çözümünde ve bu meseleyi,  insan hakları temelli ve toplumsal cinsiyet eşitliğinde ele almak ve çözüm getirmek gerektiğinin, gerek devletler nezlinde gerekse toplumlar nezlinde her geçen gün ne kadar önemli ve öncelikli olduğunu görmekteyiz. Namusun kadın üzerinden tariflendiği coğrafyamızda, mültecileri namussuz olarak yaftalayan, bunu kendinde hak gören zihniyet hele ki yerel yönetimlerde başkan konumuna gelmiş kurumsal temsiliyet, faşizan ve ırkçı yüzünü bir kez daha göstermiştir.

 

Diğer bir örnek de, geçtiğimiz günlerde ,"gazeteci" Murat Karakaş ve Bakırçay Gazetesi  imtiyaz sahibi Rıdvan Karapehlivanın, Türkiye’deki siyasetçilerin mülteci politikası ile ilgili bir canlı yayında gerçekleştirdikleri programdır.  Program akışında Murat Karakaş mülteci düşmanı, cinsiyetçi, söylemlerde bulunmuştur. Rıdvan Karapehlivan ise bu söylemleri kah gülerek kah sözleriyle onaylayarak bu suça ortak olmuştur.  Programda Murat Karakaş tarafından sarf edilen cümleleri tekrar etmeyerek mülteci ve kadın düşmanı söylemleri yaygınlaştırmaktan imtina ediyoruz. Ancak kendilerini ‘gazeteci’ olarak tanımlayan Murat Karakaş ve Rıdvan Karapehlivan’ı kınıyor ve ırkçı, cinsiyetçi ve mülteci düşmanı olduklarından kendilerini buradan teşhir ediyoruz!

 

Gelen tepkilerin ardından, Murat Karakaş’ın ‘özür’ adı altında sarf ettiği cümleleri biz insan hakları, mülteci hakları savunucuları olarak kabul etmiyoruz. Zira ; ‘espri yapmak istediğini ‘ ancak ‘maksadını aştığını ‘ ifade ederek kadınlarla ilgili söylemleri dolayısıyla özür dilediğini beyan etmiştir. ( Kaynak : T24 gazetesi, Independent ) Bu sözlerle mülteci düşmanlığını normalize etmiş ve  adeta mülteci düşmanlığı içeren düşüncelerimi ifade edecekken yanlışlıkla kadınları da aşağılayarak cinsiyetçilik yaptım meali ile ‘ özür’ dilemiştir.

Mültecileri nefret öznesi haline getiren cümleleri beyan etmek ifade özgürlüğü değildir. Buradan tekrar belirtiyoruz ki mültecilerle ilgili ayrımcılık yapmak suçtur, normalleştirilemez.

 

Her gün kadın cinayetlerinin,  katliamlarının;  tecavüz ve tacizlerin arttığı bir zamandan geçiyoruz. Mülteci ve göçmen kadınların da hedef alındığı bir dönemden geçiyoruz maalesef.

Biz insan hakları, mülteci ve kadın hakları savunucuları olarak çok iyi biliyoruz ki cinsiyetçilik, ırkçılık, mülteci düşmanlığı kardeştir. Buradan hiçbirine geçit vermeyeceğimizi bir kez daha yineliyoruz.

 

 

 

GÖÇ İZLEME DERNEĞİ MOR İZLEME KADIN KOMİSYONU

 

 

Metni Okuyan: Göç İzleme Derneği Yönetim Kurulu ve Mor İzleme Kadın Komisyonu Üyesi : Canan KAYA